Çalışan kadındır adı…

    Prof. Dr. Burcu DEMİREL
    Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Muhasebe ve Finansman Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi
    0

    Akşam iş çıkışı, çoluk çocuk okuldan alınıp, yalapşap bir yemeği masaya hızlıca hazırlayıp koyduktan sonra, akşamın saat sekizinde yatakları toplayarak, aradan iki saat geçtikten sonra uyumak için tekrar yatak örtüsünü açan, ruju ve rimelini kırmızı ışıkta dikiz aynasında süren, ojesini ofisinde sürerek ortalığı kokutan, ütüsünü sabah yere attığı havlu üzerinde yapan, dondurulmuş gıda sektörünü zengin eden, çocuklarının okullarındaki pasta börek yarışında geri kalmamak için, pastaneden edindiği ürünlere evde yapmış süsü vererek borcama dolduran, bu ürünlerin kusursuz şekillerini el yordamı ile yamultan kadına, çalışan kadın denir.

    Veli toplantılarına hep geç kalan, salona girdiğinde ilgisiz, yorgun anne imajı oluşmasın diye sırıtarak “Ahh herkese merhaba, geçen haftaki etkinlik ne de muhteşemdi değil mi?” dediğinde, “O etkinlik henüz yapılmadı.” denilerek yere indirilen, her şeye yetmeye çalışan, aslında hiçbir şeyi tam olarak yapamadığını fark edip, el ayak çekilince hüzünlenip ağlayan, biri yanına geldiğinde gözyaşını hızlıca silip sırıtan, yüreği her ana gibi yanan, gözleri hayata bir başka bakan, en küçük şeyden umut çıkaran, her daim hayallere dalan kadına, çalışan kadın denir.

    Evde katlanması gereken çamaşır dağının arasında siniri bozulunca, haydi size üzerine atlayacak dağ yaptım diye çocukları eğlendirmeye çalışan, çorabın tekini bulamayan çocuğuna; farklı renkte çorap giymek kişiliği renklendirir ne var bugün de öyle giy diyen, salondaki televizyonu ve karşısındaki koltuğu sadece eve misafir geldiğinde görüp oturabilen, ıslak mendillerle hızlıca temizlik yapan, halı altlarını sallamayan, ev halkının gönlünü hoş tutmak için aralıksız sırıtan, hasta olma lüksü bulunmayan kadına, çalışan kadın denir.

    Çocukların odasını oyuncak dükkanına çeviren, aralıksız aktivite bulmaya çalışan, gece çocukları tiyatroya götürdüğünde koltukta sızan, hiçbir zaman ödev, ders takibi yapamayan, yaz tatillerinde çocuklarıyla işe gelen, toplantı salonunda çocuğu onu tekerlekli sandalyenin üzerinde itip arabacılık oynarken toplantıya iştirak etmeye çalışan, bebekliklerinde ofis masasında çocuk uyutan, hasta olduklarında çocuklarını sırtlayıp iş yerinde bakan kadına da çalışan kadın denir.

    Çalışan kadınların küçücük bedenlerinde, bin bedene denktir yaptıkları…

    Çalışan kadınların tek bir bedenle, bin bedene denktir yaptıkları…

    * * *

    Yan komşunun sıcacık yemekleriyle, kokuttuğu kekleri ile evde onları bekleyen anneleri açarken kendi çocuklarına kapıyı okul dönüşü, o küçücük elleri ile ruhsuz bir çift anahtarı takıp kilide, kapıyı açıp içeri girer çalışan kadının çocukları.

    Anne çalışırken arkadaşlarının doğum günlerine, üst baş kir pas içinde, konu komşudan rica minnet ile götürülendir onların çocukları.

    Buzdolabında hep vardır pişmiş bir kap makarnaları.

    İki yaşında, kreş denilen renkli hapishanelerdir çocuklarının mekanları.

    Umuttur onların adı,

    Üretmektir,

    Başarmaktır,

    Gayrettir,

    Yetmeye çalışmaktır.

    Çalışan kadınların küçücük bedenlerinde, bin bedene denktir yaptıkları…

    CEVAP VER

    Please enter your comment!
    Please enter your name here