4 Haziran 2020, Perşembe

COVID-19’un Düşündürdükleri ve Tarım*

Dünyamızın gündemini son beş aydır meşgul eden ve daha ne kadar meşgul edeceği tam kestirilemeyen bir virüs salgını ile karşı karşıyayız. Covid-19 olarak adlandırılan yeni koronavirüsün, zannediyorum benim gibi birçok kişi de kısa zamanda yaşamımızda bu denli değişiklik yapabileceğini beklemiyordu. Teknolojik gelişim ile birlikte hız çağının yaşandığı günümüzde, Covid-19’da bu hızın etkisi ile kısa zamanda tüm dünyaya yayılarak pandemi halini almış durumda. Nedenleri, etkileri ile kişisel, toplumsal ve uluslararası arenada ne gibi değişiklikler yapabileceği konusunda farklı görüşler var. Ekonomi, eğitim, sosyoloji, uluslararası ilişkiler vb. alanlarda beklenen bu değişikliklerin neler ve nasıl olacağını zaman gösterecek elbette. Şu an gerçek olan bir şey var ki, karşı karşıya kaldığımız bu salgın ile mücadele etmek durumundayız. Mücadele derken kişisel, toplumsal ve ülke olarak yapmamız gerekenler var ve hep birlikte koordineli bir şekilde hareket edilirse başarıya ulaşılacağını çoğumuz öğrenmiş durumda. Kişi, kendisi önemli görmüyor olsa bile en azından başka insanların hakkını ve sağlığını korumak zorunda. Dolayısı ile kendi başımıza hareket etme lüksümüz yok. Hepimizin sağlığı için kuralları ve uyarıları dikkate almak durumundayız. Bu uyarılar dikkate alındığında veya alınmadığında ne gibi sonuçlar doğurduğuna dair dünyada birçok örnek bulunmaktadır.

Ülkemizin; kurumlarımız, yetkililerimiz, vatandaşlarımız ve önceden tedbirlerin alındığı güçlü sağlık sistemimiz ve fedakâr sağlık personeli ile şu ana kadar dünyada başarılı bir şekilde mücadele örneği sergileyen ülkelerden biri olduğu görülmektedir. Bu süreçte devlet ve vatandaş birlikteliğinin sergilendiği güzel örneklere de tanıklık ediyoruz. Gönüllü olarak kendi imkânlarıyla maske, siperlik vb. kişisel koruyucu donanımları üreten kişi ve kuruluşların gayretlerinin yanı sıra toplumsal dayanışma ve yardımlaşmaya yönelik faaliyetleri de -teşbihte hata olmazsa- milli mücadelede cephe gerisinde çalışan Anadolu insanının azmine benzetiyorum. Virüs nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, hastalarımıza da acil şifalar diliyorum. Fakat süreç henüz bitmedi, bazı kısıtlamaların kaldırılmasıyla uzmanların görüşü ile “yeni normal” ya da “kontrollü sosyal hayat” olarak adlandırılan aşama devam ediyor. Umarım ülke ve insanlık olarak bu dönemi en sağlıklı şekilde atlatırız.

Kısıtlar nedeniyle yaşananların, bizlere bireysel ve toplumsal yaşamımızı değerlendirme fırsatı vermesi de sürecin bir diğer boyutu. Gelinen aşamanın, tarımsal üretim konusunda bir farkındalık oluşturduğunu ya da oluşturması gerektirdiğini düşünenlerdenim. Bu nedenle tarım ile ilgili algımızın veya tarıma bakış açımızın toplumsal düzeyde de hak ettiği yeri bulması gerektiğine inanıyorum. En azından artık bir kamyon buğday mı, bir akıllı telefon mu kıyaslamasının eskisi kadar kolay yapılamayacağını düşünüyorum.

Güçlü tarımsal üretimimiz ve alınan tedbirlerle ülkemizde gıda temininde bir sorun yaşanmadı. Ancak, insan yaşamı için vazgeçilmez olan gıdaları, bütçemiz uygun olsa bile her zaman raflarda ya da tezgâhlarda bulamayabileceğimiz ihtimali bile tarımsal üretimin farkındalığı için bize yeterli fırsatı vermiştir. Tabi burada organizasyon, planlama, stok, tedarik zinciri, tarıma dayalı sanayi vb. faktörler de etkili. Ancak tüm bunlar tarımsal üretim faaliyetleri gerçekleştikten ve ürün hasat edildikten sonra geçerli unsurlar. İhtiyacımız olan ürünleri her zaman yurtdışından almamız da söz konusu olmayabilir. Burada kendi tarım sektörümüzün önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu konuda, özellikle son günlerde görsel ve sosyal medyada tarım ile ilgili kamu, özel sektör yetkilileri ve ilgili köşe yazarlarına daha çok yer verilmesini bir farkındalık artışının göstergesi olarak görüyor ve devamını diliyorum. Konunun gündemde olması, konuşulması, yazılması ve tartışılması sorunların daha kolay çözümüne katkı sağlayacaktır.

Covid-19 sürecinde gıda arzı konusunda bir sorun yaşanmaması, alınan önlemlerle desteklenen tarımsal altyapımızın sağlam olduğunu göstermiştir. Yeri gelmişken, çiftçilerimizin üretimi sürdürme konusundaki heyecan ve gayretlerinin kayda değer olduğunu belirtmek gerekiyor. Dinamik yapısı olan ve birçok faktörden etkilenen tarım sektörünün daha da güçlendirilmesi ve daha cazip hale getirilmesine yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu anlamda yüksek girdi maliyetleri, gıda güvenliği, pazarlama, iş gücü temini, küçük parçalı araziler, teknoloji kullanımı ve kırsal kesimde yaşam konforunun artırılması başta olmak üzere farklı konulardaki iyileştirme çalışmalarının artması, başarılı örneklerin özendirilmesi ve yaygınlaştırılması tarımsal üretimin sürdürülebilir bir duruma gelmesine katkı sağlayacaktır. Bunun için Covid-19 sürecindeki Bilim Kurulu gibi tarımsal alanda faaliyet gösteren uzman ve tecrübe sahibi kişilerden oluşan bir kurul oluşturulmasının yararlı olacağı düşüncesindeyim.

Covid-19’un pekiştirdiği konulardan birisi de dijital dünya ve teknoloji kullanımı olmuştur. Teknolojik uygulamaların tarımsal alanlarda yer bulması artık lüks veya opsiyonel değil bir zorunluluk halini almaya başlamıştır. Son yıllarda; insan işgücü ile yapılan birçok işlemin mekanizasyon araçları ile yapılmaya çalışılması, akıllı tarım sistemlerine üreticilerimizin ilgi göstermesi ve Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan Dijital Tarım Pazarı (DİTAP) uygulaması bu konudaki gelişmelere örnek verilebilir. Tarımsal üretim için teknolojinin doğru ve güvenilir bilgiyle buluştuğu uygulamalarda çiftçilerimize, kamu ve özel sektörümüze, fakülteler başta olmak üzere öğretim ve araştırma kurumlarımıza, sivil toplum teşkilatlarımıza görevler düşmektedir. Umarım tarım camiası olarak bu görevleri yerine getirir ve hep birlikte tarımımızın arzu edilen noktalara gelmesine katkı sağlarız.

* 14 Mayıs Dünya Çiftçiler günü nedeniyle değerli çiftçilerimize ithaf olunur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Prof. Dr. Murad ÇANAKCI
Prof. Dr. Murad ÇANAKCI
Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi