4 Haziran 2020, Perşembe

Hayat bize yine ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor…

Bir insanın alışamayacağı hiçbir yaşam koşulu yoktur; özellikle de o koşulların çevresindeki herkes tarafından kabullenildiğini görüyorsa…

Şu an ülke olarak, hatta dünya olarak tam da Tolstoy’un bahsettiği bu süreçten geçiyoruz sanırım. Çok değil corona virüsü hayatımızı istila etmeden birkaç gün önce hepimizin gündemi çok farklıydı. Kimimiz eğitim, kimimiz iş, kimimiz aile, kimimiz aşk, kimimiz yeni ev, araba, kılık kıyafet derdindeydik. Bazılarımız da incir çekirdeğini doldurmayan ve geçtiğimiz bu zorlu süreçte neye üzüldüğünü dahi hatırlayamayacak küçücük dertlere(!) sahipti. Ta ki, son zamanlarda tüm dünyanın birincil gündem maddesi olan, büyük küçük hepimizin sağlığını ilgilendiren virüs vakası hayatımıza girene kadar. İşte, insanlık olarak tüm dertlerimizi(!) bir kenara bırakıp, Kanuni Sultan Süleyman’ın da hastalık anında söylediği; “”Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi” sözü ile önemini vurguladığı sağlığın her şeyden önce geldiğini tecrübe ile kavramış olduk.

Belki de kısa bir zaman öncesine kadar şikâyet ettiğimiz birçok olay şimdi hayalini kurduğumuz şeylere dönüştü. Günlük hayatımızın bir parçası olan okula gitmek, işe gitmek, sevdiklerimize sarılmak ve arkadaşlarımızla vakit geçirmek gibi rutinlerimiz bile bir anda özlem duyduğumuz zaman dilimleri haline geldi. Hayatta kalabilmek dürtüsü tüm amaçların, alışkanlıkların ve hayallerin yerini aldı bir anda. Her şeyin fiyatını bilip de hiçbir şeyin değerini bilmeyen günümüz insanı, kendince hayatın gereklerini(!) ya da göreceli önceliklerini hem kendisi hem de sevdiklerini korumak adına bir anda yok saymayı başarabildi. Bizlere sağlıklı yaşamanın ne kadar önemli olduğunu her fırsatta türlü felaketlerle anlatmaya çalışan hayat, elindekinin değerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalmadan anlamayan insanoğluna asıl önemli olan şeylerin neler olduğunu yine hatırlattı. Umarım hepimiz bu kötü günleri en az hasarla atlatır ve bu acı olaylardan üzerimize düşen dersleri çıkarırız. William Shakespeare’n de dediği gibi;

Hayat bir sevdadır… Onu yaşa!

Hayat bir hediyedir… Onu al!

Hayat bir bilmecedir… Onu çöz!

Hayat bir fırsattır…Onu yakala!

 Hayatın bize sunduklarının ve anlatmaya çalıştıklarının idrakına varabilme olgunluğuna sahip olabilmemiz ümidi ve en kısa sürede sağlıklı, güzel günlerde buluşmak dileğiyle…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Öğr. Gör. Fatma YİĞİT AÇIKGÖZ
Öğr. Gör. Fatma YİĞİT AÇIKGÖZ
Akdenizden Haber Genel Yayın Yönetmeni, Akdeniz Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü