4 Haziran 2020, Perşembe

Pandemi ve Türkiye’nin Tarımsal Üretimdeki Gücü

Son yıllarda nüfus artışı, küresel iklim değişikliği, tarım arazilerindeki daralma, su kaynaklarının azalması gibi faktörler ile sık sık gündeme gelen tarım sektörü tüm dünyayı tehdit eden korona virüs salgını ile çok daha güçlü bir şekilde dünya gündeminde yer almıştır. Bu tür sorunların küresel olarak bundan sonra da yaşanabileceği göz önüne alındığında geçmişte olduğu gibi gelecekte de tarım ve gıdanın bugünkünden çok daha önemli olacağını ve tarım sektörünün tüm ülkeler için stratejik bir sektör olduğunu söyleyebiliriz.

BM Gıda ve Tarım Örgütü, virüsün yayılma hızına bağlı olarak küresel gıda tedarikinde uluslararası düzeyde uygulanan sıkı sağlık tedbirleri ve bazı ülkelerin tarım ürünleri ihracatına kısıtlama getirmesi nedeniyle tarımsal ürünlerde dışa bağımlı olan ülkelerde gıda talebinin karşılanmasında sorunlar olabileceğini açıklamıştır. Salgının süresi bilinmemekle birlikte, devamı halinde bu durumun daha da dramatik bir hale dönüşeceği açıktır.

Türkiye pandemi sürecinde sağlık sektöründe olduğu gibi tarım sektöründe de önemli bir sınav vermiş ve salgın süresince tarımsal üretimde herhangi bir önemli aksaklığa meydan vermeden süreci yönetmiştir. Özellikle tarımın insanların beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra ülkemizin dışa bağımlılığı önlemesi gibi yüce bir hedefe hizmet edenlerin sektörü olduğu bilinciyle hareket eden çiftçilerimiz bugün olduğu gibi geçmişte de her türlü koşulda üretime devam etmiştir. Böylece ülkemiz tarım sektöründeki gücünü göstermiş ve sağlık sektöründe olduğu gibi tarım sektöründe de önemli başarı elde etmiştir. Bu başarının devamının sağlanması ve pandemi sonrasının sektör açısından bir fırsata dönüştürülebilmesi için bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir.

Salgın süreci bize özellikle küresel rekabette son derece önemli olan büyük işletmeler kadar küçük aile işletmelerinin de ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. Tarımsal üretimde söz sahibi olan İtalya, Fransa, İspanya gibi ülkelerde tarımsal üretimde kesintiler olup, ürünler tarlalarda kalırken, ülkemizde özellikle Antalya’mızda yaş sebze meyve üretiminin önemli bölümünü temin eden aile işletmelerimiz üretime devam etmiş, gıda tedarik zincirinde alınan önlemlerle de tarım ürünleri kesintiye uğramadan güvenli bir şekilde ülkemizin dört bir yanındaki pazarlara ulaştırılmıştır.

Tarım ve Orman Bakanlığı’mız 2017 yılından itibaren Milli Tarım Projesi kapsamında özellikle bazı tahıllar, baklagiller, yağlı tohumlar ve yem bitkileri gibi ülkemiz için stratejik öneme sahip tarım ürünlerini belirlemiş ve bu ürünlerin havza (alan) bazlı desteklenmesine başlamıştır. Bu ürünlerin bilimsel esaslara dayanılarak en uygun arazi yapısında verimli bir şekilde yetiştirilmesini hedefleyen bu destekleme modeli, bugün olduğu gibi gelecekte de ülkemizin dışa bağımlılığının önlenmesinde stratejik öneme sahiptir ve kararlılıkla devam edilmelidir.

Pandemi sürecinde ön plana çıkan sektörlerden birisi de teknoloji sektörüdür. Salgından etkilenen ülkelerde insanlar bilişim teknolojilerini kullanarak evlerinde işlerini ve eğitimlerini devam ettirebilmiştir. Tarım sektörümüzün de gelecekte daha güçlü ve rekabetçi bir yapı kazanabilmesi için teknolojik dönüşüm sağlanmak zorundadır. Temelinde bilişim teknolojileri olan bu dönüşüm, ister istemez hayatımızın her alanını etkilemektedir. Dünya yaşanan bu akım, tarihin en eski uğraşı olan tarımda da etkili olmakta ve karşımıza akıllı tarım, hassas tarım, tarım 4.0 gibi yeni kavramlar ile çıkmaktadır. Eğer, hızla gelişen bu teknolojiler ile maliyetlerin düşürülmesi, verim ve kalite artışının yanı sıra toprak, su, hava gibi doğal kaynakların iyi yönetimi sağlanabilirse gelecek için çok önemli bir başarı elde etmiş olacağız. Küresel anlamda tarımda daha rekabetçi olabilmemiz için bilişim teknolojilerindeki bu gelişmelerin, tarım sektörü ile entegre edilmesi gerektiğine inanıyorum. Böylece bölgesel olarak 1.9 trilyon dolarlık tarımsal ticaretin merkezinde bulunan Türkiye bu pazarın en etkin üyesi olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Prof. Dr. Davut KARAYEL
Prof. Dr. Davut KARAYEL
Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı