15 Aralık 2019, Pazar

Tasavvuf, İnsanın Alışkanlıklarını Şekillendirir

Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Türer, Antalya Mevlevîhânesi İrfan Meclisi’nde gerçekleştirdiği “Tasavvuf ve İnsan” konulu söyleşisinde, tasavvufun insanı en iyi anlayan ve onun fıtratına en uygun terbiyeyi vererek alışkanlıklarını şekillendiren uygulamalı bir ilmî disiplin olduğunu söyledi.

İnsanı insan yapan değerlerin, onun gönül dünyasında, kalbinde ve ruhunda yerleşik bulunduğunu belirten Türer, insanın kıymetinin de kalbi ve ruhuyla ölçüleceğini, bedenin, dış şeklin ve görünüşün tek başına bir anlam ifade etmediğini dile getirdi. Çeşitli dış etkenlerle, dünyevî ve nefsanî kaygılarla bulanıklaşan insan ruhunu düzeltip arındıran tasavvufun, zamanla bozulan insan davranışlarını, yaramazlaşan duygularını ve kötü alışkanlıklarını yeniden çizgiye sokarak güzelleştirdiğini ve iyileriyle değiştirdiğini ifade eden Prof. Dr. Osman Türer sözlerine şöyle devam etti:

“Evrendeki en değerli varlık olan insan, inancıyla, yaşantısıyla ve gönül dünyasıyla bir bütün olarak insandır. Ahlâkını yozlaştırıcı, davranışlarını bozucu duygulara kapılmaması için insan, tarihte tasavvufun eğitim kurumları olan tekkelerde yetişip olgunlaşmıştır. Nasıl ki nazarî ilimler medreselerde okutulmuşsa, nefs ve gönül terbiyesi de tekkelerde verilmiştir. Medeniyet tarihimizde demek ki sadece medreseler yeterli olmamış olmalı ki, teorinin pratiğe dönüşmesini sağlayan tasavvufî kurumlar kurulmuştur. Tarih boyunca insanları birbirine sevdiren, birleştiren, tanıştıran, kaynaştıran, aralarında sevgi bağları kuran, kendini ve Rabbini tanıtan, irfan eğitimini veren, ahlâkını güzelleştiren, ruhunu arındıran Antalya Mevlevîhânesi gibi köklü tasavvuf kurumlarından günümüz insanı uzaklaştırıldığı için maddeci, pozitivist, materyalist anlayışlar modern insanın zihin dünyasını ve bütün benliğini esir almıştır. Ecdadımızın Selçuklu ve Osmanlı kültürü ve irfanı yavaş yavaş unutturulmuş maalesef. Oysa insanın beden ve zihin eğitiminin yanında mânevî terbiyesi de ihmal edilmemelidir.”

Özellikle günümüz insanının ahlâkî olarak, toplumsal değerler bakımından savrulması, dünyevîleşmesi, nefsin hazlarının peşinde koşması ve insanî değerlerden uzaklaşmasının temel sebebinin tasavvufun hayatımızdan çekilip alınması olduğunu hatırlatan Türer, irfanî eğitime, gönül terbiyesine ve ahlâk eğitimine her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN ÇOK OKUNANLAR