4 Haziran 2020, Perşembe

Uzaktan Eğitim ve Pandemi Sonrası

Bildiğiniz gibi Yükseköğretim Kurulu 12 Mart tarihinde, ara verilen yükseköğretime uzaktan öğretim yöntemleriyle devam edileceğini duyurdu. Üniversitemiz, bu duyurudan yalnızca iki gün içerisinde tüm birimlerini uzaktan öğretim sistemine entegre ederek, pandemi döneminde acilen ihtiyaç duyulan dijital dönüşümü en hızlı gerçekleştiren üniversitelerden biri oldu. Birçok kurum, içerik sağlayan veya altyapı desteği sunan firmalardan çok yüksek tutarlarda hizmet alımı yoluna giderken Üniversitemiz, ilave bir maliyete gerek kalmadan yalnızca iki tezsiz yüksek lisans ve bir önlisans uzaktan diploma programı öğrencileri ile İngilizce I-II derslerini alan birinci sınıf örgün öğrencilerinin yararlandığı sistemi iki gün içerisinde 1.013 bölümde, 2.031 öğretim elemanının kontrolünde tüm aktif öğrencilerin (54.153) hizmetine sundu. Sisteme yüklenen doküman sayısı, gerçekleştirilen etkileşimli uygulamalar, öğrencilerin sisteme erişimi ve benzer verilere ilişkin iki haftalık raporlar da hedeflenen rakamların çok daha üzerinde bir seviyeye ulaştığımızı belgeledi. Başlangıçta bazı öğrencilerimiz ve öğretim elemanlarımızdan gelen olumsuz dönütlerin yerini ekran başında telekonferans ya da asenkron ders uygulaması yapan öğrencilerimizin ekran görüntüleriyle birlikte gönderdikleri teşekkür mesajlarına bırakması, birçok hocamızın aynı ders için birçok farklı yöntemi birarada kullanmaya başlaması, hem rakamsal hem de özellikle sosyal medyada gözlemlediğimiz değişim; yaşadığımız bu olağanüstü dönemde, Akdeniz Üniversitesi ailesinin teknolojiden yeterince yararlanarak eğitime engel tanımadığının güzel bir göstergesi.

Kuşkusuz bu başarıda, başta her öğrenciyle sorunu çözülene kadar bizzat ilgilenen Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Ünal ve Rektör Yardımcısı hocalarımız olmak üzere, Üniversitemizde iletişim ve bilgi teknolojilerine dayalı öğretim sistemlerinin kurulabilmesi ve bugünlere gelebilmesi için ter döken bütün akademik ve idari personelin emeği büyük. Elbette bir kurumu meydana getiren birimlerin de birbirleriyle uyum içerisinde çalışıyor olması da bu başarıyı perçinliyor.  

Covid-19 salgınının hepimize öğrettiği çok şey var. Ancak aslolan şu ki, gerçekten de “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”. İletişim ve bilgi teknolojilerini daha yaygın ve daha verimli kullanan kurumların diğerlerinden ileride olacağı muhakkak ve bu bireyler için de geçerli. Zaten son yıllarda Üniversitemiz de dâhil birçok kuruluşun uzaktan öğretim yöntemleriyle, özellikle çalışanlar için sertifika eğitimleri, hizmet içi eğitimler, uygulamalar, atölye çalışmaları, telekonferansla yürütülen tez savunma ve izlemeleri, çalıştaylar vb. yürütmekteydi. Pandemi döneminde bu çalışmaların sayısında geometrik bir artış meydana geldi ve pandemi sonrasında da bu artış devam ederek artık alışılan bir yöntem haline gelecek. Bu anlamda, öğretimdeki bu ani ve mecburi değişikliğin bizlere uzaktan eğitim hakkındaki önyargılarımızı kırmamıza vesile olmasını umuyorum. Sınıf ve bilhassa laboratuvar ortamındaki öğretim yöntemlerine alternatif oluşu tartışılmalı da olsa örgün öğretimi destekleyici birçok yöntem sunan uzaktan eğitim tekniklerinin, eğitimdeki zaman ve mekân kısıtlarını ortadan kaldırarak eğitimin verimliliğini arttırabileceğini yaşayarak öğreniyoruz aslında. Ders dışındaki danışmanlık saatlerinin öğretim yönetim sisteminde kayıt altında işlenilmesi, öğrencinin hiçbir bilgiyi kaçırmadan tekrar tekrar izleyebileceği seminerlerin verilmesi, ekran / akıllı tahta paylaşımlarıyla elektronik dokümanların etkin bir biçimde kullanılabilmesi, özellikle atölye çalışmalarının zaman ve mekân kısıtı olmadan sürdürülebilmesi, çevrimiçi sınavlar sayesinde ders saatlerini etkilemeden istenilen sayıda ölçme değerlendirme uygulamalarının yapılabilmesi ve bunların oyunlaştırılarak bilgilerin daha kalıcı bir biçimde öğrencilere sunulması, her geçen gün kullanımı daha da kolaylaşan dijital içerik üretim programlarının yaygınlaşmasıyla animasyon, infografik, multimedya içerik vb. hazırlanabilmesi gibi çok sayıda yöntemin, doğru pedagojik metotlarla kullanıldığında mevcut eğitimin verimliliğini çok daha üst seviyelere çıkaracağı açıktır. Yeter ki, önyargılarımızı kıralım, teknolojiyi daha etkin bir biçimde nasıl kullanabileceğimizi araştıralım ve uzaktan eğitimin doğru yöntemlerle kullanıldığında örgün eğitimi değersizleştirmediğini aksine verimliliğini daha da arttırdığını unutmayalım. Yaklaşık on yıldır Üniversitemizde faaliyette olan Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezimizin bu konudaki tüm sorulara, başvurulara, bilgilendirme taleplerine seve seve yanıt vereceğini ve işbirliği gerektiren çalışmalara tüm imkânlarıyla destek vereceğini hatırlatır, uzaktan eğitimin zorunluluk için değil, mevcudu daha da iyileştirmek için kullanılacağı günlere en kısa sürede kavuşmak dileğiyle saygılarımı sunarım.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Sami MENCET
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Sami MENCET
Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü Öğretim Üyesi ve AKUZEM Yönetim Kurulu Üyesi