Türkiye’nin en çok tercih edilen ziraat fakültesi olan Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin Dekanı Prof. Dr. Davut Karayel ile fakülte ve tarımsal faaliyetler üzerine konuştuk.

  • Öncelikle Ziraat Fakültesi’nde kaç bölüm var, hangi bölümlerde eğitim veriliyor, kısaca fakültenizi tanıtır mısınız?

Ziraat Fakültemizde dokuz adet bölümümüz bulunmakta ve tüm bölümlerimizde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim verilmektedir. Bu yönüyle fakültemiz, tüm bölümlerinde akademinin her aşamasında eğitim-öğretim imkânı sunabilen ülkemizdeki birkaç ziraat fakültesinden birisidir.

  • Yakın zamanda Yükseköğretim Kurumları Sınavı yapıldı ve açıklanan istatistikler sonucu Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin Türkiye’nin en çok tercih edilen fakülte olduğu ortaya koyuldu. Türkiye çapında ziraat Fakülteleriyle karşılaştırdığımızda Akdeniz Ziraat’ın konumu, farkı nedir?

İstatistikler geçmiş yıllara oranla Ziraat Fakültelerine özellikle de fakültemize talebin son yıllarda hızla arttığını gösteriyor. Yükseköğretim Kurumu YÖK-ATLAS içerisinde MESLEK ATLASI adı altında bir uygulama ile bölümlere öğrenci taleplerini yayınlıyor. Bu verilere göre fakültemiz diğer Ziraat Fakülteleri arasında en çok tercih edilen fakülte konumundadır. Ülkemizdeki Ziraat Fakültelerinin her bir kontenjanı için ortalama tercih sayısı 7 iken fakültemize her bir kontenjan için tercih sayısı 13 olup neredeyse ortalamanın iki katıdır. Buna tarım ve turizmde marka bir şehir olan Antalya’mızın olumlu katkısı yanında fakültemizdeki eğitim kalitesi, yetkin akademik kadro ve zengin uygulama olanaklarının da önemli bir etkisi vardır.

  • Ziraat alanında uygulama olmazsa olmaz. Öğrencilerinize staj yaptırıyor musunuz? Öğrencileriniz için uygulama alanlarınızdan bahseder misiniz? 

Fakültemiz bünyesinde öğrenci uygulamaları ve Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğü Kampus ve Aksu olmak üzere iki Araştırma-Uygulama Çiftliği bulunmaktadır. Kampus Araştırma ve Uygulama Çiftliği açık ve örtü altı üretim alanları, hayvancılık ünitelerinden oluşmaktadır. Burada;

15 dekar cam ve plastik sera,
70 dekar tarla bitkileri deneme arazisi,
Kümes,
100 başlık süt sığırcılığı tesisi ve 
Günlük 1.5 ton kapasiteli süt işleme tesisi bulunmaktadır.

Aksu Araştırma ve Uygulama Çiftliği ise kampüsümüze 20 km uzaklıktaki Aksu beldesinde yer almaktadır. Yaklaşık 1100 dekar büyüklüğünde olan bu çiftlikte buğday, mısır, zeytin ve yem bitkileri tarımı yapılmaktadır.

Bütün bu altyapı öğrencilerimize uygulama imkânı sunmak ve Ar-Ge faaliyetlerini yürütmek için kullanıyoruz. Elde edilen ürünleri ise ekonomiye kazandırıyoruz. Nasıl hastanesi olmayan bir tıp fakültesi düşünülemez ise tarlası, bahçesi, hayvancılık tesisleri olmayan, üretim yapmayan bir ziraat fakültesinin de düşünülmemesi gerekir.

Fakültemizdeki bu uygulama olanakları dışında öğrencilerimizi sektöre hazırlamak için bütün bölümlerimizde üçüncü sınıfın sonunda en az 30 günlük yaz stajı yaptırıyoruz. Bu stajın süresini arttırmak ve iş yerinde eğitim modelini uygulayarak öğrencilerimizin en az bir yarıyıl sektörde staj yapmasını sağlamak için çalışmalarımız devam ediyor.

  • Fakülte olarak kamu veya özel sektörle diğer iş birliklerinizden bahsedebilir misiniz?

Gerek eğitim gerekse ar-ge faaliyetlerimizin geliştirilmesi için tüm sektör paydaşları ile işbirliği içerisinde çalışıyoruz, birlikte birçok proje yürütüyoruz. Örneğin geçtiğimiz dönem Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, Tarım ve Orman Müdürlüğümüz ve Fakültemiz işbirliğinde MÜSİAD TARIM AKADEMİ eğitim programını gerçekleştirdik. Bu program ile öğrencilerimize gerek özel sektör gerekse diğer kurum ve kuruluşların en yetkili uzmanları tarafından birçok konuda eğitim verildi, firmalara geziler düzenlendi ve eğitim programımızı başarıyla tamamlayan öğrencilerimize sertifika verildi.

Yine fakültemiz ile Tarım Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TARSİD) arasında gerek eğitim-öğretim gerekse ar-ge anlamında işbirliklerinin arttırılması için çalışmalarımız devam ediyor. Kamu kurumlarımız ile de ortak çalışmalar yapıyoruz. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM), Tarım ve Orman Müdürlüğü ile fakültemiz işbirliğinde tropik meyve türlerinin Antalya koşullarına adaptasyonu, kadın çiftçilerimizin eğitimi, tıbbi ve aromatik bitki üretiminin yaygınlaştırılması, Antalya yöresine en uygun buğday çeşidinin belirlenmesi gibi birçok konuda ortak çalışmalar yapıyoruz.

  • Hiç şüphesiz tarım yaşamsal alanlarımızdan birisi. Ancak gençler tarımla uğraşmak istemiyor siz tarımın geleceğini nasıl görüyorsunuz, mezunlarının iş bulma olanakları nasıl, sektörde bu konuda bir açık var mı?

Bilindiği gibi Ülkemizde tarımla uğraşan kırsal nüfus son yıllarda hızla azaldı ve bunun sonucunda da köylerimizde yaşayan ve tarımla geçinen insan sayısı dolayısıyla aile işletmelerimizin sayısı her geçen gün azaldı. Bu durum ilk bakışta tarımın geleceği açısından olumsuz bir durum gibi görünse de tarımsal yükseköğretimin geleceği için bir fırsat oluşturmaktadır. Çünkü ülke olarak tarımsal üretimden vazgeçemeyiz. Azalan kırsal nüfus nedeniyle azalan istihdam yerine ise daha fazla teknoloji kullanmak durumundayız. İşte tarımsal üretimde yeni tekniklere ve teknolojiye olan ihtiyacın artması bu alanda yetişmiş teknik işgücüne olan ihtiyacın artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla bir yandan tarımda işgücü azalırken diğer yandan tarımda teknik personele özellikle ziraat mühendislerine olan ihtiyaç ise artmaktadır. Ben bu nedenle ziraat mühendisleri açısından geleceğin çok parlak olduğunu düşünüyorum. Dünyamızdaki açlık ve yetersiz beslenme gibi nedenlerle stratejik önemi her geçen gün daha da artan tarım sektöründe ziraat mühendisleri gibi teknik personellerin önemi de artmaktadır. Ziraat Fakültelerine olan talebin artması da bunun en önemli göstergesidir.

Bunun yanında fakülte olarak gençlerin tarıma olan ilgisini arttırmak için çeşitli faaliyetler de yapıyoruz. Örneğin Haziran ayında Ziraat Bankası ile birlikte Genç Çiftçi Akademisi Programını fakültemizde uyguladık. Tarıma ilgi duyan girişimci gençler için seracılık eğitimi verildi. Alanında uzman 13 öğretim üyemiz seralarda yetiştiricilikten gübrelemeye, sulamadan iklim kontrolüne kadar farklı konularda eğitim verdi. Eğitimi başarıyla tamamlayan gençlere sertifika verildi ve bu sertifikayı alan gençlere Ziraat Bankası tarafından da seracılık üzerine yapacakları yatırımlarda ihtiyaç duyacakları krediler için çeşitli avantajlar sağlandı.

  • Hep öğrencilerden bahsettik ama biliyoruz ki sizin çok güçlü bir akademik kadronuz var. Biraz hocalarımızın tarım sektörüne ışık tutacak akademik çalışmalarından bahsedebilir miyiz? (Soğuğa Dayanıklı Fasulye, Kendi Yürür Bir Budama Artığı Parçalama Makinası gibi…)

Fakültemiz en çok tercih edilen ziraat fakültesi olmak yanında ülkemizin en önemli ar-ge merkezlerinden birisidir. Fakültemiz çatısı altında tarımın her alanında birçok önemli projeler yürütülmekte ve bu projelere TÜBİTAK, Sanayi Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Avrupa Birliği gibi önemli kurum ve kuruluşlardan destekler alınmaktadır. Örneğin geçtiğimiz günlerde Bahçe Bitkileri Bölümümüz öğretim üyelerinden Doç. Dr. Songül Sever Mutlu hocamız tarafından kuraklığa dayanıklı çim türü geliştirildi. Bu çim türü ile özellikle yaz aylarında daha az su kullanımı ile yeşil alanların devamı mümkün kılınabilir. Survivor adı verilen çim türü üniversitemiz adına tescillendi ve üniversitemizde geliştirilen bir ürün ilk defa üretim ve satışının gerçekleştirilmesi üzere lisanslandı.

Fakültemiz dünyada bitki ıslahında etkin ve yeni bir teknik olan Crispr teknolojisini en iyi uygulayan araştırma merkezlerinden birisidir. Bu alanda Bitki Koruma Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Hakan Fidan hocamız özellikle sebzelere önemli zararlara yol açan virüslere dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığımızın da desteğiyle önemli projeler yürütüyor. Bunun yanında Bahçe Bitkileri, Tarla Bitkiler ve Tarımsal Biyoteknoloji bölümlerimizde domates, fasulye, üzüm, susam, yerfıstığı, sorgum, buğday gibi birçok ürünün ıslahı ile ilgili önemli çalışmalar yürütülmektedir. Bitki ıslahı yanında örneğin Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği öğretim üyemiz Prof. Dr. Murad Çanakcı hocamız yürütücülüğünde gerçekleşen bir proje ile budama atığı parçalama makinası geliştirildi. Ülkemizde ilk olan makine ile ilgili patent işlemleri devam etmektedir. Yine aynı bölümümüzde Prof. Dr. Mehmet Topakcı hocamız yürütücülüğünde tarımda robotların kullanımı ile ilgili TUBİTAK destekli proje çalışmaları devam ediyor. Bunun yanında çiftçilerimizin eğitimi ile ilgili önemli projeler yürütüyoruz. Tarım Ekonomisi Bölümümüz bu alanda Avrupa Birliği destekleri de alarak kadın çiftçilerimizin eğitimi ile ilgili önemli projeler yürütüyor. Zootekni ve Tarımsal Biyoteknoloji Bölümlerimizdeki hocalarımız tarafından da Tarım ve Orman Bakanlığımız destekli küçükbaş hayvan ıslahına yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu örnekleri arttırmak mümkün. Kısacası fakültemizde bitki ve hayvan ıslahından mekanizasyona, sulama ve gübrelemeden çiftçilerimizin eğitimine kadar tarımsal üretimin her alanında önemli projeler yürütülmektedir.

  • Son dönemlerde tropik ürün yetiştiriciliği ile ilgili ülkemizde çalışmalar arttı siz fakülte olarak bu alanda çalışmalar yürütüyor musunuz?

Bölgemizde tropik meyvelerin yaygınlaşması üzerine ilk çalışmalar fakültemiz Bahçe Bitkileri Bölümünde başlamıştır. Özellikle bu bölümdeki Prof. Dr. Hamide Gübbük hocamız Antalya’mızda tropik meyvelerin adaptasyonu ile ilgili önemli araştırmalar yürüttü, konuya ilgi duyan çiftçilerimize destek oldu. Bu alandaki ilk kapsamlı araştırma ise 2012 yılında yine Prof. Dr. Hamide Gübbük hocamızın yürütücülüğünde Fakültemiz, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz işbirliğinde gerçekleşti ve proje 2017 yılında tamamlandı. Antalya’mızda üç farklı lokasyonda yapılan çalışmalar ile guava, mango, passiflora, litchi, longan ve pitaya gibi tropik meyvelerin adaptasyonu ile ilgili önemli sonuçlar elde edildi. Bugün bölgemizde tropik meyve yetiştiriciliğinin artmasında bu projenin önemli bir katkısı vardır. Ben başta Prof. Dr. Hamide Gübbük hocamız olmak üzere projede emeği geçen bütün bilim insanlarını kutluyorum.

  • Uygulama alanlarınızın olduğunu söylediğiniz bu alanlarda yetiştirilen ürünleri satışa sunuyor musunuz?

Fakültemizde başta da belirttiğim gibi Kampus ve Aksu olmak üzere iki Araştırma-Uygulama Çiftliği bulunmaktadır. Aksu Araştırma ve Uygulama Çiftliğimizde açık alan tarla ürünleri ve zeytin yetiştiriyoruz. Yem bitkileri gibi çeşitli ürünlerle ilgili denemeler de yapıyoruz. Kampus Araştırma Uygulama Arazimizde ise daha çok örtüaltı tarımı yapılıyor, bunun yanında meyve bahçemiz, 100 başlık süt sığırcılığı tesisimiz, süt işleme tesisimiz ve kümesimiz bulunuyor. Tesislerimizden elde ettiğimiz süt, ayran, yoğurt, krema, peynir, yumurta, domates, biber, marul, üzüm, zeytin, karpuz, çilek gibi ürünleri fakültemizde bulunan satış yerinden satıyoruz.  Ancak şunu belirtmek isterim ki tesislerimizdeki tarımsal üretimimiz eğitim-öğretim ve Ar-Ge faaliyetlerimizin devamlılığının sağlanması için uygulama materyali temin etmek için yapılıyor, elde edilen ürünler de ekonomiye kazandırılıyor.

Ayrıca fakültemizde sürdürülebilir bütünleşmiş tarım çalışmaları çerçevesinde, üretimde sürdürülebilir döngüyü sağlamak amaçlanmaktadır. Bu sürdürülebilir döngünün en önemli iki unsuru Aksu Araştırma ve Uygulama Çiftliği ile Hayvancılık Tesislerimizdir. Bu kapsamda:

Aksu Araştırma ve Uygulama Çiftliğimizde yem bitkileri özellikle silajlık mısır üretimi yapılarak sığırcılık işletmesinin kaba yem ve silaj gereksinimi karşılanmakta,

Sığırcılık işletmesinden elde edilen süt, süt işleme tesisine sevk edilerek; yoğurt, ayran tereyağı, peynir gibi ürünlere dönüştürülmektedir.

Bu entegre üretim modeli ile;

Ziraat Fakültesi öğrencilerinin üretimin her aşamasında uygulama yapma olanağı sağlanmakta ve entegre üretim, sürdürülebilir tarım, gıda güvenliği gibi konular uygulamalı olarak öğretilebilmektedir.

Öğretim elemanlarının özellikle disiplinler arası araştırmalarını yürütebilmeleri için gerekli ortam sağlanmaktadır.

Entegre ve sürdürülebilir üretim alanında bölge üreticileri için örnek bir uygulama niteliğindedir.

Özellikle ürünler öğrenci yemekhanesinde öğrencilere sunulduğu için öğrencilerimizin doğal ve sağlıklı beslenmesine katkı sağlamaktadır.

  • Son olarak sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Antalya’mız turizm de olduğu gibi tarımsal üretimde de ülkemizin başkentidir. Fakültemiz dün olduğu gibi bugünde Antalya’mıza yakışan bir fakülte olmak için var gücü ile çalışmaktadır. Tarım sektörümüzün daha da gelişmesi adına atılacak her adımda çiftçimizin, tarım sektörümüzün yanında ve hizmetindeyiz. Bu konuda fakülte olarak üzerimize düşen her türlü sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğumuzun bilinmesini ister tüm okuyuculara saygılarımı sunarım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here