Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Yükselen Türkiye Zirveleri” kapsamında yaptığı açıklamalarda Türkiye ekonomisinin orta vadeli yol haritasına dair kritik mesajlar verdi. Enflasyonun tek haneye düşürülmesinin kalıcı ve sürdürülebilir büyüme için tek formül olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin düşük borçluluk oranı sayesinde bu süreci büyük bir avantaja çevireceğini vurguladı. Bakan Şimşek, deprem harcamaları ve EYT maliyetlerine rağmen bütçe açığının yüzde 3’ün altına gerilediğini müjdeleyerek, ekonomi programında artık reformlarla pekiştirilecek olan üçüncü evreye odaklanıldığını duyurdu.
Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, dezenflasyon sürecinin 2024 yılında başladığını ve bu trendin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Enflasyonun 2022 yılı Ekim ayında yüzde 85 ile zirveyi gördüğünü hatırlatan Şimşek, mevcut durumda yüzde 31 civarında seyreden rakamların aşağı yönlü eğilimini koruyacağını belirtti. “Enflasyonla mücadele çok oluyor, artık bir yerde duralım” yaklaşımını “miyopik” olarak nitelendiren Bakan, düşük enflasyonun kalıcı refahın anahtarı olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin borçluluk avantajı ve büyüme potansiyeli
Dünya genelinde borçluluk oranlarının milli gelire oranının yüzde 300’ü aştığına dikkat çeken Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde bu oranın yüzde 235, Türkiye’de ise sadece yüzde 92 seviyesinde olduğunu açıkladı. Kamu, hane halkı ve reel sektör borcunun düşük olmasının Türkiye için büyük bir fırsat penceresi açtığını belirten Bakan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Biz eğer enflasyonu tek haneye düşürürsek, düşük borçluluk oranlarımız sayesinde büyüme katlanarak artacaktır. Bu durum, Türkiye’nin küresel meydan okumalar karşısındaki en güçlü kasıdır.”
Ekonomi programında üçüncü evre ve reform süreci
Uygulanan ekonomi programının üç temel evreden oluştuğunu belirten Şimşek, birinci evrenin risk yönetimi, ikinci evrenin dengelenme olduğunu, üçüncü evrenin ise kalıcı reformları kapsadığını dile getirdi. 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin maliyetlerinin yönetilmesinin ilk aşamanın en zorlu kısmı olduğunu ifade eden Bakan, artık yapısal dönüşüm zamanının geldiğini vurguladı. Para ve maliye politikalarıyla elde edilen kazanımların, kamuda ve reel sektörde yapılacak reformlarla kalıcı hale getirileceği açıklandı. Hedefin, bütçe açığını kalıcı olarak yüzde 3’ün altında tutmak ve verimliliği artırmak olduğu bildirildi.
Geleceğin teknolojileri ve yapay zeka fırsatları
Bakan Şimşek, konuşmasında sadece bugünü değil, geleceği de planladıklarını belirterek yapay zeka ve otonom sistemlerin önemine değindi. Küresel robot piyasasının 2050 yılına kadar 25 trilyon dolarlık devasa bir pazara dönüşeceğini öngördüklerini söyleyen Şimşek, sanayicilerin ve üniversitelerin bu trendi ıskalamaması gerektiğini vurguladı. Katma değerli üretimin ve yüksek kar marjlarının bu alanda olduğunu belirten Şimşek, yapay zekanın verimliliği artırarak refah seviyesini yukarı taşıyacağını, ancak bu sürecin iyi yönetilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Deprem sonrası toparlanma ve bütçe disiplini
Deprem bölgesinde yürütülen inşa ve ihya çalışmalarına da değinen Şimşek, bugüne kadar 90 milyar dolarlık devasa bir kaynağın bölgeye aktarıldığını bildirdi. 455 bin konutun teslim edildiğini ve devam eden 166 bin konutun da bu yıl tamamlanacağını kaydeden Bakan, “Dünyada bu kadar büyük bir yükün altından bu kadar kısa sürede ve piyasaları sarsmadan çıkabilen başka bir ülke yoktur” dedi. Tüm bu harcamalara ve EYT’nin etkilerine rağmen bütçe açığının yüzde 5,1’den yüzde 3’ün altına indirilmesinin ekonomi yönetiminin büyük bir başarısı olduğu vurgulandı.